Ancak gelin görün ki, Antalya’nın bu üreten, canla başla çalışan ilçesi, bugünlerde ne tarımı, ne de turizmi konuşabiliyor. Kumluca’nın gündemi çok daha yakıcı, çok daha hayati: Musluklardan sık sık kesilen, sokak ve kanalizasyonlarda ise boşa akan içme suyu!
Son dönemde ilçeden yükselen feryatları sağır sultan bile duydu, bir tek Antalya Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşu ASAT duymadı, duymak istemedi. İlçe merkezinden Adrasan’a, Toptaş’tan Meydan Mahallesi’ne kadar hemen her gün bir şebeke borusu patlıyor. Tonlarca su sokaklara akıp milli servet heba olurken, yollar çöküyor, trafik tehlikeye giriyor. En acısı da vatandaşın her an susuz kalma endişesi.
Düşünün; koskoca Meydan Mahallesi’nde sadece bir ay içinde aynı hat tam 5 kez patlar mı? Patlıyor işte. Çünkü ASAT ekipleri köklü bir çözüm üretmek yerine, yangını geçici yamalarla söndürmeye çalışıyor. "ALO 185" hatları düşmüyor, ihbarlara zamanında dönülmüyor.
Ancak Kumluca’daki bu krizin asıl can yakan, vicdanları yaralayan kısmı ne yazık ki sadece eskiyen borular değil. İlçede yüksek sesle dile getirilen, kulaktan kulağa değil artık meydanlarda haykırılan vahim bir iddia var: Hizmette siyasi ayrımcılık!
Vatandaşlar ve yerel temsilciler haklı olarak soruyor: Büyükşehirle aynı siyasi renge sahip olan, seçmen sayısı yoğun veya seçimde yüksek oy çıkan mahallelere hizmet giderken, muhalif ya da "az oy çıkan" bölgeler, neden üvey evlat muamelesi görüyor? Komşu ilçe Manavgat’ta yerel basına yansıdığı kadarıyla 4.5 milyon liralık devasa ASAT yatırımları bir bir hayata geçirilirken, Kumluca neden göz ardı ediliyor? Kumlucalının parası para değil mi, ödediği vergi vergi değil mi?
Meydan yerindeki o abimizin de dediği gibi: "Vergimizi ödüyoruz, faturalarımızı günü gününe yatırıyoruz. Üstelik Kumluca’nın suyu sıfır maliyetle evlere ulaşıyor. Ancak iş hizmete gelince mahallemizin siyasi rengine mi bakılıyor?"
Bu soruya kulak tıkamak, bu iddiayı geçiştirmek yerel yöneticiliğin fıtratına aykırıdır. Unutulmamalıdır ki, suyun partisi, siyaseti, ideolojisi olmaz. Susuzluk ideoloji dinlemez; Ak Partiliyi de, CHP’liyi de, MHP’liyi de, İYİ Partiliyi de aynı şekilde vurur.
ASAT yetkilileri de hatların eski olduğunu, yamalarla bu işin kurtarılamayacağını kapalı kapılar ardında kabul ediyormuş. Bırakın itiraf etmeyi, Kumluca halkı artık masabaşı vaatler duymaktan sıkıldı. Kumlucalı, caddelerinde, sokaklarında acilen iş makinelerini, yenilenen dev boruları ve sahada çalışan ekipleri görmek istiyor.
Yazın kavurucu sıcağında bu krizin daha da büyümesini istemiyorsanız, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT yönetimi bir an önce bu "siyasi körlüğü" bir kenara bırakmalıdır. Hizmet adaleti, bir lütuf değil; Kumluca halkının anasının ak sütü gibi helal olan hakkıdır.
Bakalım, Kumluca’nın bu haklı isyanına büyükşehirden somut, adil ve siyasetsiz bir cevap gelecek mi? Biz de takipçisi olacağız.